loader

Köşe Yazıları

Emine Girgin bakın ne diyor? “Ertelenmiş tüm hatırlanışlara”

Emine Girgin bakın ne diyor? “Ertelenmiş tüm hatırlanışlara”

Emine Girgin bakın ne diyor? “Ertelenmiş tüm hatırlanışlara”

 

“‘Emine sahalara dönmüş’ dediğiniz bir köşe yazısıyla çıkıyorum karşınıza. Beni bilen bilir konuşmaz ama hakkımda birçok şey konuşanlar kesinlikle beni bilmeyenlerdi. Bir mahsuru var mıydı benim açımdan? Kesinlikle yoktu. Bu ülkede kadınsanız (ve biraz farklıysanız)kendi yeteneğinizle, zekanızla işleri yürütebiliyorsanız mutlaka insanların arkanızdan birçok şey konuşacağı kadar başarılısınızdır. “
Bırakın insanlar konuşsun. Herkes istediğini söylemeye devam etsin. Bilirsiniz ki öldürmeyen şey güçlendirirmiş. Bu sebeple, bildiğiniz doğrularınızla yolunuzda yürümeye devam edin ve inadına gülümseyin. Çünkü çıktığınız her yolda her zaman teksiniz. Birilerinin egolarını şişirmediğiniz zaman, birilerinin çıkarları için bir şeyler yapmadığınız zaman, daima tek!
Hiç kendinizle baş başa kaldınız mı? Ben mesela 26 yaşımdayım ama sadece 9 aydır kendimi dinliyorum. 9 aydır ilk kez, dimdik ve yapayalnız ve daha güçlü. Sizi bilmem ama ben kabuğuma sığmadığımı hissettiğim an riske girmeyi sevenlerdenim. Mutsuz bir hayatı devam ettireceğime, mutlu bir hayatımın olması için, belki de hak ettiğim yerde olabilmem için asla anlamadığım iki şeye bulaştım. Biri Ticaret! Diğeri ise aşk!
İnsan anlamadığı şeyde bir afallıyor ya da bazen bazı şeyleri özellikle anlamak istemiyor.
Uyumsuzluk içinde uyumu yakaladınız mı hiç birinde? Hani asla uyuşamayacağını bilirsin ama bir o kadarda uyuştuğunu hissederek gülümsersin ya inatla, gülümsüyorum işte.
Aşık olmak kadar korkunç bir durum daha varsa o da aşık olduğunu asla anlayamamaktır galiba. “ Biz onunla asla olamayız” cümlesinin gizli öznesiymiş meğerse “Aşk”
Çoktan olmuşuz ama asla anlamamışız.
Gidince anladım.
Hiçbir yokluk bir unutuluşla kaybolacak kadar hafif değildir oysa ki. Olmaz ya.. Geçmez.. Unutulur derler. Herkesin dediği bir laf vardır ya hani, “zamanla unutursun” Unutulmamıştır işte hiçbir kaybedilen. Sadece ertelenmiştir tüm hatırlanışlar..
Daha az acısın diye kalpler, daha az parçalansın..
Bazen bir şeyleri kaybettiğinde anlıyorsun, kollarınla sarıp sarmaladığının aslında huzurunun olduğunu. Âmâ kaybettiklerinin kazandırdıklarıyla yoluna devam edebilmeyi de bir şekilde başarabiliyorsun. Şimdi o ertelenmiş bir hatırlanışa rastladım, bir Sezen Aksu’nun parçasında.. Zamanda durdurduğum o an’da, daha az acıyan yüreğimle; hatta artık gülümseyerek.
Gülümsedim. Beni ben yapan, tüm yanlışlarıma ve doğrularıma. İyi ki varlardı.
Şimdi başarabildiğim,
Beni üzen, inciten ne varsa hepsini affetmek. Ertelediğim tüm hatırlanışlarımı da..
Başardım, affettim..
İşte şimdi yeniden başladım.


Yorum Yap